“pps” (Powerpoint Gösterisini) “ppt” (Powerpoint Sunusuna) Çevirme

31 Temmuz 2009 Yazan AghaRTA  
Kategori GENEL, Pc/İnternet

Kimi zaman internetten bulduğunuz powerpoint gösterilerini (.pps uzantılıdır) düzenlemek veya değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için dosyayı powerpoint sunusu (.ppt uzantılı) haline getirmek gerekebilir. Çok basit bir işlem olmasına rağmen bilgi eksikliğinizde baş belası olabilecek bir konu. Yapılması gerekenler şunlardır.

  1. powerpoint gösterisi (.pps uzantılı) dosya üzerinedeyken sağ tuş >>> yeni
  2. Save as (Farklı kaydet)
  3. Powerpoint sunusu (.ppt uzantılı) olarak kaydedin.

veya

  1. Boş bir powerpoint sayfası açın
  2. Dosya aç kısmından powerpoint gösterisi (.pps uzantılı) dosyayı seçin
  3. Farklı kaydet
  4. Powerpoint sunusu (.ppt uzantılı) olarak kaydedin.

veya

  1. .pps uzantılı dosyanın uzantısı .ppt olarak değiştirilebilir. Tabi bunu yapabilmek için dosya uzantılarını görebilmeniz gerekmektedir. Dosya uzantılarını görebilmeniz için;
  2. Araçlar>>>Klasör seçenekleri>>>Görünüm>>>”Bilinen dosya türleri için uzantıları gizle” seçeneğindeki tik işaretini kaldırın.

 

İnternet Explorer Başlangıç Sayfası Değişmiyor Diyenler…

30 Temmuz 2009 Yazan AghaRTA  
Kategori GENEL, Pc/İnternet

Eğer İnternet explorer açılış sayfanız kitlendiyse ve değiştiremiyorsanız birkaç öneride bulunabiliriz.

1. Yöntem:

explorer giris İnternet Explorer Başlangıç Sayfası Değişmiyor Diyenler...

Başlat/Çalıştır/”regedit” yazıp enter(tırnaklar yok)/HKEY_CURRENT_USER / Software / Microsoft / Internet Explorer / Main

anahtarında bulunan “Start Page” e sağ tıklayıp değiştirin.

 

 

2. Yöntem:

Başlat >>> Çalıştır>>>regedit yaz>>>HKEY_CURRENT_USER>>>Software>>>Policies>>>Microsoft>>>Internet Explorer>>>Control Panel

HomePage Dword=1

Burdaki değeri 0 yapın.

3. Yöntem:

başlat>>>>çalıştır>>>gpedit.msc yaz
kullanıcı yapılandırması>>>windows ayarları>>>internet explorer bakım>>>URL’ler>>>onemli URL’ler
işleminiz bittikten sonra eğer ayarlarınız geçerli olmamışsa
başlat>>>çalıştır>>>gpupdate

yapın düzelicektir.

Rapidshare Downloader 4.12 İndir – Download

30 Temmuz 2009 Yazan AghaRTA  
Kategori GENEL, Pc/İnternet

rapidsharedownloader Rapidshare Downloader 4.12 İndir   DownloadRapidshare Downloader hepimizin gün boyu defalarca uğradığı Rapidshare’den dosya indirmemizi sağlayan bir program. Peki bu programın ne gibi artıları var.

Rapidshare downloader sayesinde indirme işlemi sürerken bilgisayar başında beklememize gerek kalmıyor. Yapmamız gereken rapidshare dosya indirme adresini kopyalayıp Rapidshare Downloader programının indirme panosuna eklemek. Rapidshare de bildiğimiz gibi peşpeşe dosya indirmemiz söz konusu ise dosya indirme işleminden sonra 15 dk , dosya indirme aşamasında ise 30-40 saniye gibi bir süre beklememiz gerekiyor.  Bu program sayesinde bu süreleri sizin takip etmenize gerek kalmıyor. Çünkü Rapidshare Downloader sizin yerinize bu işlemleri yapıyor. Kısacası Rapidshare’den peşpeşe dosya indirmeniz söz konusu ise biz bu programı kullanmanızı öneriyoruz!…

Rapidshare Downloader 4.12 indir – download

Manşet Video’ da bu hafta Erkan Oğur & Cihat Aşkın – Selanik Türküsü

30 Temmuz 2009 Yazan nothing  
Kategori GENEL, Manşet Video, Müzik

erkancihat Manşet Video da bu hafta Erkan Oğur & Cihat Aşkın   Selanik Türküsü

Bu hafta manşet video bölümünde müziğiyle benim için ayrı bir yeri olan Erkan Oğur ve Cihat Aşkın’ ın Aya İrini’ deki konserlerinden Selanik Türküsü’ nü dinleyeceğiz. İki usta müzisyen bu harika konser mekan

ında unutulmaz bir an yakalamışlar. Öneriyoruz…

Albüm – Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)

29 Temmuz 2009 Yazan nothing  
Kategori GENEL, Müzik

cihatalbum Albüm   Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)Keman virtüözü Cihat Aşkın ve arp virtüözü Çağatay Akyol’ un beraber çaldıkları Türk ve Batı müziğinden seçkin örnekler içeren albümleri yayınlandı. Alanında iki usta isimden arşivlik nitelikte bir çalışma olan albüm Kalan Müzik etiketiyle yayınlandı.

Cihat Aşkın’ ın benim için önemi büyüktür. Keman virtüözü olmasının yanısıra aynı zamanda Türkiye’ de Batı müziği ve Türk müziği eğitimine gerçekten sahip çıkan, bundan hareketle çocuklarla, gençlerle sürekli bir arada olan, uluslararası arenada kendini ispatlamış “Cihat Aşkın uluslararası yaz okulları” ile muazzam bir emek sarfeden kişiliğiyle gerçekten usta bir müzisyen/müzik eğitimcisidir.

Kendisinin de bizzat başında olduğu CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) ile sürekli yenilenen repertuarlarıyla Türkiye’ nin dört köşesinde konserlerine devam ediyorlar. Zamanı nasıl bu kadar verimli kullanıyor hayret ediyorum. Kendisini ve çalışmalrını dikkatle ve samimiyetle izliyor, destekliyorum.

Çağatay Akyol ise Türkiye’ nin ilk erkek Arp sanatçısıdır. CSO’ nun (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası) yanı sıra tüm büyük orkestralda kendisini görebilirsiniz.

Öneriyoruz…

Albümdeki Kayıtlar
spacer Albüm   Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)
Albümdeki Kayıtlar
spacer Albüm   Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)
1- Johann Sebastian Bach
Mi Benol Major Keman için Sonat No.2, BWV 1031
~Violin Sonata No.2, in Eb Major, Bmw 1031
2’13”
2- Gaetano Donizetti
Sol Minör Keman ve Arp için Sonat
~Sonata For Violin And Harp İn G Major
3’26”
3- Gaetano Donizetti
Sol Minör Keman ve Arp için Sonat
~Sonata For Violin And Harp İn G Major
1’04”
4- N. Charles Bochsa
Keman ve Arp için Si Bemol Majör Nocturne
~Sonata For Violoncello (Violin) And Harp İn B Major
8’08”
5- Louis Spohr
Keman ve Arp için No.1 Do Minör Sonat, WoO 23
~Sonata For Violin And Harp No.1 İn C Major, WoO 23
2’29”
6- Louis Spohr
Keman ve Arp için No.1 Do Minör Sonat, WoO 23
~Sonata For Violin And Harp No.1 İn C Major, WoO 23
6’26”
7- Louis Spohr
Keman ve Arp için No.1 Do Minör Sonat, WoO 23
~Sonata For Violin And Harp No.1 İn C Major, WoO 23
9’24”
8- Can Atilla
Elegie
7’10”
9- Camille Saint-Saens
Op. 124 Keman ve Arp İçin “Fantezi”
~ Op. 124 Fantaisie For Violin And Harp
14’37”

Cihat Aşkın Kimdir?

cihat Albüm   Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)Günümüzün önde gelen keman virtüozlarından ve Türk Keman Okulu’nun uluslararası temsilcilerinden Cihat Aşkın, son yıllarda kazandığı haklı ve sağlam ün ile kuşağının önde gelen sanatçılarından biri olarak adını duyurmaktadır. Uluslararası alanda Amerika, Asya, Avrupa ve Afrika’nın bir çok yerinde konserler ve resitaller veren, radyo, TV ve CD kayıtları gerçekleştiren, kemancılığının yanı sıra, kuruculuğunu yaptığı İstanbul Oda Orkestrası ve Filarmonia İstanbul orkestralarının da yöneticiliğini yapmış olan Aşkın, birçok başarılı projeye imza atmış ve kendi adını verdiği Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesi ile Türkiye’nin her yerinden topladığı öğrencilerin gelişimlerinde büyük rol oynamıştır.

Aynı zamanda Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nin (MIAM) kurucularından ve yöneticilerinden biri olan Aşkın akademik alanda görev yaptığı İTÜ ve Türk Müziği Devlet Konservatuarı çatısı altında sanatsal faaliyetlerini sürdürdüğü gibi Türkiye, Bulgaristan, Polonya, İsrail ve İsviçre gibi ülkelerde çeşitli yarışmalarda jüri üyesi olarak bulunmuş ve 1999 yılından beri İsrail, Keshet Eilon Keman Masterclasslarında fakülte üyesi olarak görev yapmaktadır.

Dünyanın dört bir yanında festival ve konserlere katımış, Cobos, Dmitriev, Yoel Levi, Shlomo Mintz ve Ida Haendel gibi müzisyenlerle konserler vermiş olan Aşkın, İstanbul’da doğmuş ve Prof. Ayhan Turan’ın sınıfından mezun olarak gittiği Londra, Kraliyet Müzik Koleji’nde Rodney Friend ve City University’de Yfrah Neaman ile çalışmıştır. Ruggierro Ricci ve Dorothy Delay gibi ustalardan kısa süreli faydalanmış olan Aşkın aynı zamanda Master ve Doktora çalışmalarını yürüterek yurda dönmüş ve 1998 de İTÜ’den Doçent ünvanını, 2006 da ise Profesör ünvanını kazanmıştır.

Keman sanatçılığının yanısıra beste çalışmalarınada ağırlık veren Aşkın, keman ve değişik çalgılar için besteler, keman için aranjmanlar ve film müzikleri alanında da önemli çalışmalar yapmıştır. Aşkın Ensemble’ın kurucusu ve yöneticisi olarak yaptığı çalışmalar kendisini bu alandada önemli bir konuma getirmiştir.

Kalan Müzik sanatçısı olarak Çağdaş Türk Keman yapıtlarının CD çalışmalarını yürüten sanatçıya Yalçın Tura, Ertuğrul Oğuz Fırat, Arda Agoşyan ve Oğuzhan Balcı keman konçertolarını ithaf etmişlerdir. Aşkın aynı zamanda Warner Classics ve CPO gibi firmalar içinde CD ler doldurmuştur. Akses ve Erkin gibi bestecilerimizin konçertolarının ilk CD lerini yapan sanatçı, dünya keman literatüründe bir ilk olan Kreutzer 42 Etüd albümünüde 2006 yılında yayınlamıştır. Menuhin ve Flesch yarışmalarında çeşitli ödüller kazanan sanatçının birçok ödülü ve vardır ve en son 2002 yılında Roma’da Foyer des Artistes ödülünü kazanmıştır. Sanatçı konserlerinde Jean-Baptiste Vuillaume (1846) keman ile çalmaktadır.

Çağatay Akyol Kimdir?

cagatay Albüm   Cihat Aşkın & Çağatay Akyol (Kalan)Sanatçı, Balıkesir’de doğdu. Arp çalışmalarına Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Doç. Kaysu DOĞANSOY ile başladı.

İtalya’nın Sermoneta Kasabası’nda düzenlenen “Festival Pontino di Musica”da Ursula HOLLIGER ile birlikte duo konser verdi. Alman Akademisyenler Bursu (D.A.A.D) ile çalışmalarına Berlin Yüksek Müzik Akademisi’nde Marianna Schmidt KRICKEBERG ve Regina HERVİG ile devam etti. Üstün başarı ile tamamladığı bu master döneminin sonrasında Tükiye’ye döndü.

Yurtiçi ve yurtdışında birçok televizyon ve radyo programları yaptı, orkestralar ve çeşitli oda müziği grupları ile konserler verdi.

Birlikte çalıştığı orkestralardan bazıları: Berlin Runtfunk Senfoni Orkestrası (R.S.B.) ve Giuseppe Sinopoli yönetimindeki Dresdner Staats Kapelle’dir. Ayrıca, Peter EÖTVÖS, Michael GIELEN, Yakov KREISBERG, Ricardo CHAILLY, Claudio ABBADO, Bernard HAITING, James JUDD gbi şeflerin yönetiminde Orchestre des Jeunes de la Mediterranee
(Akdeniz Gençler Orkestrası), Jeunes Musıcales Weltorchester (Dünya Gençlik Orkestrası), Gustav Mahler Jugendorchester (Gustav Mahler gençlik Orkestrası) gibi uluslar arası gençlik orkestraları ile birlikte dünyanın en önemli müzik festivallerinde çaldı. Bunlarda bazıları: Salzburg Müzik Festivali, Wien Modern, BBC Prohms, Amsterdam Mahler Festivali’dir. Almanya, İtalya, Fransa ve Tacikistan’da resitaller yaptı.

Sanatçıya ithafen, biri “Arp Konçertosu” (Nejat BAŞEĞMEZLER), diğeri “Solo Arp ve Keman İçin Parça” (Orhan ŞANLIEL) olmak üzere iki eser yazılmıştır.

Çağatay AKYOL, başta Cumhur Başkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere İzmir, Çukurova, Bursa Devlet Senfoni Orkestraları, Mili Reasürans, Borusan Oda Orketrası ve Akademik Başkent Oda Orkestrası’na solist sanatçı olarak katılmıştır.

Sanatçı, halen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Arp Grup Şefi Olarak görevine devam etmektedir.

http://www.kalan.com

http://www.cihataskin.net

Sitene flash mp3 player ekle

28 Temmuz 2009 Yazan AghaRTA  
Kategori GENEL, Pc/İnternet

flashmp3player Sitene flash mp3 player ekleSitenize flash mp3 player eklemek istiyorsanız öncelikle mp3lerimizi yükleyebileceğimiz depo siteye ihtiyacımız var. BURAYA girip hemen bir üyelik açıyoruz. Free ve Pro üyelikleri mevcuttur. Free(beleş) üyelikte 5 GB’lık kota ve günlük 1 GB bandwith sınırlaması var. Pro üyelikte ise 200 GB alan günlük 75 GB bandwith sınırlaması bulunmaktadır. Diğer bir mp3 upload sitesi de Fileden. Free(beleş) üyeliğinde 5 GB kota ve aylık 5 GB bandwith sınırlaması vardır. Benim bildiğim free mp3 upload sitelerinden en iyi ikisi bunlar. Tabi bunlara alternatif siteler de bulabilirsiniz veya ücret ödeyerek premium üyeliklerinden faydalanabilirsiniz.  Önemli olan flash mp3 playerımızla çaldıracağımız mp3 lere link verebilmek.

Daha sonra http://player.poqbum.com sitesine girerek bir üyelik açıyoruz. Sol tarafta “Flash mp3 Player” sekmesine tıklıyoruz. Karşımıza çıkan sayfada “Click HERE to create new playlist.” (yeni bir playlist oluşturmak için tıklayın) diyoruz. Buradaki playerlardan  bir tane beğeniyoruz ve “Continue” tıklıyoruz. Karşımıza çıkan sayfada Playerımız için skin seçenekleri mevcut beğendiğimiz bir tanesini seçip tekrar “Continue” diyoruz. Hemen kendimize bir playlist name ve flash mp3 playerımızda kaç parça çaldıracağımızı belirliyoruz. Mp3 urllerini ve sanatçı-albüm-şarkı gibi seçenekleri doldurduktan sonra devam diyip son olarak bize verilen kodu sitemizde HTML tagları arasına yerleştiriyoruz.

  • Flash mp3 playerlarda parça sayısı isteğe bağlı olarak  playlist oluşturulabilir.
  • Sayfa açıldığında veya tıklama ile mp3 çaldırma seçenekleri mevcut
  • Randomize olarak parçaları çaldırma seçeneği mevcut.
  • Birden fazla flashmp3player oluşturabilir, herbiri için ayrı ayrı playlistler oluşturabilirsiniz ve herbiri için ayrı kod alıp sitenizin farklı yerlerinde çaldırabilirsiniz.

SONUÇ: (Sevdiğim birkaç yabancı parçayı sizlerle paylaşabilirim :) )

 

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

27 Temmuz 2009 Yazan AghaRTA  
Kategori Dizi-Sinema, GENEL

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

Yapım Yılı/Yeri: 2007 – ABD

Yönetmen: Andrew Dominik

Tür: Aksiyon, Dram, Western

Oyuncular: Jesse James (Brad Pitt), Robert Ford (Casey Affleck), Dorothy Evans (Zooey Deschannel), Wood Hite (Jerremy Renner)

Film Hakkında: Jesse James -> “O zamanlar orta yaşlara doğru yol almıştı  ve Woodland bulvarı üzerinde bir bungalovda yaşıyordu. Akşamları karısı pembe ellerini önlüğüyle kurular ve mutlu bir edayla iki çocuğu ile ilgili haberleri ona anlattığı sırada O, sallanan sandalyesinde olturur ve purosunun keyfini çıkarırdı. Çocukları onun bacaklarının kuvvetini ve yanaklarına sürten bıyıklarının batışını bilirlerdi. Babalarının hayatını nasıl kazandığını veya neden sürekli taşındıklarını bilmezlerdi. Babalarının ismini bile bilmiyorlardı. Kent rehberinde ismi Robert Howard olarak geçiyordu. Gittiği hiçbir yerde tanınmazdı ve Kansas şehri dükkan sahipleri ile tüccarlarına kendini sürü sahibi veya mal simsarı, zengin ve çalışmayan, canayakın biri olarak tanıtırdı. Tam olarak iyileşmemiş iki adet göğüsünde biri de kalçasında olmak üzere vücudunda üç adet mermi deliği izleri taşırdı. Sol el orta parmağının ucu kopuktu ve bunun başkaları tarafından görülmemesi için çok dikkatli davranırdı. Ayrıca -tanelenmiş göz kapakları- adı verilen bir durumu vardı ve bu durum onun kainatta sanki kabul edebileceğinden fazlasına katlanıyormuşçasına, gözlerini normalden çok daha fazla kırpmasına sebep oluyordu. Odalar ona, o içindeyken çok sıcakmış gibi gelirdi. Yağmur daha bir düzgün yağardı. Saatler yavaşlardı. Sesler daha bir kuvvetli çıkardı. Kendini asla bitmeyen bir iç savaştaki sadık bir Güneyli gerilla olarak kabul ederdi. Ne gerçekleştirdiği soygunlardan ne de işlediğini idda ettiği 17 cinayetten pişmanlık duyardı.”

Bir western türü olan bu filmde alışılagelmişin dışında western karelerinden ziyade daha çok dramatik bir yaşam ön plana çıkıyor. Amerikalı efsanevi kanun kaçağı Jesse James (Brad Pitt) hakkında sayısız kitaplar yazıldı, hikayeler anlatıldı. Maceradolu ve nadiren gerçek olan hikayeleri Amerikan halkının ona hayranlık duymasını sağladı. Soyduğu insanlara veya öldürdüğünü söylediği ailelere göre o bir kanun kaçağıydı, ama 1870 li yıllarda çetesiyle giriştiği işleri gazetelerden takip edenler tarafından ilginin odağı haline gelmişti. Bir çocuğa göre o bir Robin Hood idi. Yoksul çiftçileri sömüren demiryolu ve banka sahiplerini hedef alıyordu. Haksızlığa uğrayan ve yaralanan bir Konfederasyon (İç Savaş sırasında Güney eyaletleri adına savaşan) askeri olarak, hayatını mahveden Güney Birliği’ne saldırması için trajik bir nedeni vardı. Daha da önemlisi, gitgide daha çok şehirlere yerleşip, kurallara bağlı, sıradan hayatlar yaşamaya başlayan insanlar için, James vahşi batının son temsilcisiydi: Özgürlüğün ve Amerikan ruhunun temsilcisi, kanunu hiçe sayıp kendi kurallarıyla yaşayan bir asiydi…yani her yönüyle, bir efsaneydi.

“Jesse James hayal edebileceğinizden daha büyüktü. Onunla birlikte olmayı, onun gibi olmayı isteyerek, ona giderdiniz… ve her seferinde bir şeyler eksik olarak ayrılırdınız”.

- Robert Ford

Robert FORD (Casey Affleck) 19 yaşında Jesse James’e hayranlık duyan ve günün birinde onunla yanyana at koşturma hayalleri kuran ve hayallerinin peşinde koşan azimli bir o kadar silik bir şahsiyetti. Çevresinde saygınlık kazanabilmek için James’i arkasından vuracak fakat işlerin tahmin ettiği gibi olmadığını ve  yaşadığı sürece “adi küçük korkak”  olarak kalacaktı ve bu şekilde de ölecekti.

Film genel anlamda ağır ve uzun süren bir film. Yaklaşık üç saat sürüyor ve kimi zamanlarda sıkıcı olabiliyor.  Brad Pitt harika oyunculuğu ile izleyiciyi bir kanun kaçağına hayran edebiliyor. Western tarzı filmlerden biraz daha farklı ve tahmin edildiği gibi aksiyon dolu sahnelere sahip değil. Müzikler ve görüntüler etkileyici. Özellikle filmin ilk çeyreğindeki soygun sahnesinde Brad Pitt’in harika oyunculuğu ve muhteşem görüntüler “işte budur” dedirtecek cinsten. Westernden ziyade dramatik ve ağır filmlerden hoşlanan izleyicilere önerebileceğim bir yapıt.

İşte Jesse James’in Gerçek Fotoğrafı

 The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

İşte bu da Brad Pitt’in Jesse James rolündeki hali

jessejames The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

Leon – Sevginin Gücü

26 Temmuz 2009 Yazan Black_Rose  
Kategori Dizi-Sinema, GENEL

leon2ca2 Leon   Sevginin Gücü

Yönetmen: Luc Besson
Tür: Aksiyon,  Dram,
Yapım: 1994 ~ Fransa
Süre: 110 dk
Mathilda : Léon, hayatını kazanmak için tam olarak ne yapıyorsun?
Leon : Temizlikçiyim.
Masum, ailesini kaybetmiş bir çocuk ve kendisini temizlikçi olarak adlandıran soğuk kanlı, oldukça profesyonel bi katil ..

Mathilda ve Leon komşu dairelerde oturmaktadır.. Mathilda’nın babasının başı uyuşturucu işinden dolayı derttedir ve bu sebebten dolayı evleri basılır hayatta tek sevdiği kişi olan küçük erkek kardeşi üvey annesi ve babası öldürülür.. O sırada markette olan Mathilda eve döndüğü sırada olayı farkeder ve Leon’un kapısını çalar.. Durumda bi terslik olduğu anlayan Leon Mathilda’yı içeri alır.. Olaydan kıl payı kurtulan Mathilda artık tek başına kalmıştır ve tek sığınağı Leondur..

Leon : Dün şu kapının önünde hayatını kurtardım.
Mathilda : Doğru. Ve şimdi de ondan sen sorumlusun.
Hayatımı kurtardıysan,bunun için iyi bir nedenin olmalı.

Yalnız başına kalan küçük kız gidecek yeri olmadığından Leon la yaşamaya başlar .. Fakat Leon un bu durumu kabullenmesi kolay olmaz.. Hatta bu yükten kurtulmak için küçük kızı uyurken öldürmeyi bile düşünür.. Fakat  zamanla aralarında  çok hoş bi bağ ve sevgi oluşur.. İkisininde hayatında eksik olan ilgi ve sevgi birbirlerine kenetlenmelerine sebeb oluyo belkide.. 40 yaşlarını aşmış  soğuk kanlı bi katil olan Leon’un  , süt içen  çiçek besleyen ve Mathilda ya olan ilgisi ilede içindeki insani yönlerini kaybetmediğini görüyoruz filmin ilerleyen sahnelerinde.. Mathilda ise oldukça zeki , Leon un içindeki çocuksu yönünü keşfetmiş ve çok sevdiği  erkek kardeşinin intakımı almak isteyen 12 yaşında bi kız çocuğu ..

Aslında Leon, Pek fazla kelimelerle anlatılacak bir film değil .. Harika bi Fransız yapımı olan film aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hala en çok sevilen 50 film arasında yer almakta.. Film sadece aksiyon içermiyo dramında ağırılığı hissedeceğiniz filmde Mathilda ve Leon’un arasında gecen diyologlarda gülümseten sahnelerde var .. Mathilda nın Leon a  “Leon, sanırım bir şekilde sana aşık oluyorum.” demesi üzerine elindeki sütü sağa sola dökmesi filmin gülümseten şirin ve içten sahnelerinden sadece biri..
Sevginin Gücünün insana neler yaptırabileceğini gördüğümüz filmde Tüm oyuncuları rollerinin hakkını  vererek oynamışlar.. Mathilda (Nathalie Portman) ve Leon (Jean Reno)  bu iki karakterin yanı sıra filmin piskopatı rolundeki Stanfield (Gary Oldman ) bi insana piskopat rolü bu kadar mı yakışır dedirtecek kadar rolünün hakkını vermiş..
Bir defa izleyenin ikinci kez mutlaka izlediğine inandığım ,
hayranlık uyandıran senaryosu ve oyunculuklarıyla mutlaka izlenmesi ,
klasiklerinizin arasında yer alması gereken bir film …

The Curious Case of Benjamin Button

25 Temmuz 2009 Yazan Black_Rose  
Kategori Dizi-Sinema, GENEL

benjaminbutton The Curious Case of Benjamin Button

Yönetmen: David Fincher

Tür: Dram

Süre: 166dk

Yapım: Amerika

Film Güneyin en ünlü saatçisi ve doğuştan kör olan bir saatçinin oğlunu savaşta kaybetmesinden sonra, savaşta kaybedilenlerin geriye gelmesi umudu ile yaptığı ve geriye doğru çalışan saatini tanıtması ile başlar..

Daisy ölüm döşeğinde hastanede yatmaktadır ve kızı Caroline yanındadır.. Kızından çantasında bulunan ve hiç okumadığı günlüğü alıp okumasını ister ve hikaye Caroline’nın günlüğü okuması ile başlar..

11 Kasım 1918 .. 1. Dünya Savaşının bitişinin kutlamaları yapılırken bir bebek dünyaya gelir , annesi doğumdan kısa bir süre sonra hayatını kaybeder ve bebeğin babası  bebeği gördüğü an kucaklayıp hızla dışarı çıkar .. Denize atacagı sırada bi görevlinin kendisini görmesi üzerine koşarak ordan uzaklaşır ve bir huzur evinin merdivenlerine bırakır.. Huzur evi çalışanları olan çift bebeği bulurlar ve hamile kalamayan kadın (Queenie)bebeği sahiplenir.. Yalnız bebek normal değildir.. 80 Yaşında birinin görüntüsüne sahip olan bebek , dr rose tarafından muayene edilir ve bir çok hastalığı olduğu fazla yaşayamayacağı söylenir…  Onu Allah’ın bir mucizesi olarak gören Queenie genede bebeğin annesi olmak ister .. Bebeğin huzur evindekilere kız kardeşinin çocuğu olduğunu, kendisinin bakacagını ve isminin Benjamin olduğunu söyler ..

1930 şükran günü Benjaminin hayatını değiştiren günlerden biridir .. Daisy huzur evinde yaşayan babaannesini ziyarete gelmiştir ve Benjamin ile tanışırlar.. Benjamin, Daisy’nin mavi gözlerini asla unutamayacagını düşünür..

Fakat .. Zaman Benjamin için tersine akmaktadır , etrafındaki herkes yaşlanmakta O ise gençleşmektedir..

“-Gençleşmek  Nasıl Birşey ?

-Bilmem ki..
Ben Hep Kendi Bakış Açımdan Görüyorum.. “

Benjamin, Daisy’nin gün gelip bu soruyu kendine soracağını belkide hiç düşünmemişti..

Hayatı tersine doğru yaşayan , yaşlı hastalıklı ve yürüyemen biriyken .. Genç sağlıklı ve yakışıklı bi hal aldığınızı ve git gide gençleştiğinizi düşünün .. O yaşlı görünümünüzdeyken aşık olduğunuz ve o dönemde çocuk olan insan siz gençleştiğinizde hangi yaşta olabilir , onu tekrar bulabilirmisiniz, sizi sevebilirmi ? ..bi çocuğunuz olduğunda onun yaşı ilerledikçe sizin yaşınız küçüldüğünde neler olur ? .. geriye doğru akan bir hayat her yönüyle nasıl yaşanır ? Tüm bu soruların cevaplarının kaleme alındığı , İzleyenlerin Farklı, sürükleyici ve muhteşem  olarak yorumladığı “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald’ın  ““Seksen yaşında doğup yavaş yavaş 18’imize doğru ilerlesek hayat sonsuz mutluluk olurdu” sözünden ilham alarak  1920  senesinde  kaleme aldığı “Benjamin Button” ismini verdiği kısa hayat hikayesinden yola çıkarak hazırlanan bir senaryo..

Uzun yıllar boyunca yönetmenler tarafından  bu projeyi   beyaz perdeye taşıma düşünceleri başaralı olamamış..40 yıl kadar ortada dolanan  projenin senaryolaştırılması ve hayata geçirilmesi   yaklaşık 10 yıl önce yapımcılar Kathleen Kennedy ve Frank Marshall’ın hikayeye el atmasına kadar  sürmüş. 26 Kasım 2008 de ABD ‘de  2 Şubat 2009 ‘da Türkiye’de  gösterime giren ve filmin açılış sahnesinde tanıtılan saatin 2002 yılından sonra  tren istasyonuna dijital bi saat alınmasıyla hurdaya ayrılması ,Katrina Kasırgasıylada sulara gömülmesi ile final sahnesi gerçekleşen film izleyenleri duygulandıran , farklı bi boyuta taşıyan  uzun ama sürükleyici senaryosu ile izlenmeye deger.. Bu film size hiç hissetmediğiniz duyguları yaşatacak..

The Curious Case of Benjamin Button => Biz Öneriyoruz.. Karar Sizin .. ;)

Breaking Bad

24 Temmuz 2009 Yazan nothing  
Kategori Dizi-Sinema, GENEL

breaking Breaking BadDizinin ana karakteri olan Walter H. White (Bryan Cranston) bir lisede kimya öğretmenidir. Mesleğinde çok iyi olmasına rağmen mütevazı ve iddiasız kişiliğinden ötürü öğretmenlik yapmaktadır. Walter’ ın oldukça hassas; aynı zamanda istenmeyen, geç kalınmış bir çocuğa hamile bir eşi (Skyler White – Anna Gunn), fiziksel engele sahip bir oğlu (Walter White Jr. –  RJ Mitte), sürekli görüştükleri eşinin kardeşi (Marie – Betsy Brandt) ve narkotik polisi olan bir bacanağı (Hank - Dean Norris) vardır. Ayrıca muazzam borç ve maddi sıkıntılar da cabası…

Hayatından oldukça sıkılan Walter bunların üstüne bir de hiç sıgara kullanmış olmamasına rağmen akciğer kanseri olduğunu öğrenir. Artık tak demiştir, ek gelir için çalıştığı araba yıkamacısından kendinden hiç beklenmeyecek bir tavırla ayrılır. Kaybedecek birşey kalmamıştır o’ nun için. Bir şekilde eski öğrencilerinden Jesse Pinkman’ ın (Aaron Paul) şehirde uyuşturucu işi yaptığına tanık olur. Olaylar da bundan sonra başlar…

Kendini eski öğretmeninin ihbar etmesinden korkan Jesse tam tersi bir tavırla karşılaşır, şok olur. Öğretmeni kendisine ortak iş yapmayı teklif eder. Bir tür ortaklık olacaktır, Mr. Walter pişirecek, Jesse tecrübesini kullanarak üretilen uyuşturucuyu satacak… Anlaşır ve işe koyulurlar. Fakat Mr. Walter’ ın tek koşulu sonraki bölümlerde terside olsa her hangi bir biçimde alıcılarla muhattap olmamaktır. İşler yürür, bir karavan alırlar, şehrin dışında pişirmeye başlarlar. Bir süre sonra şehirde, şehrin en kaliteli uyuşturucusu ve bilinmeyen üreticisi konuşulur olur.

Mr. Walter ailesine ölümünden sonra iyi yaşayacak para biriktirmeye niyetlidir fakat… :)

Sonraki yazılar »